MUTLULUK FABRİKALARI
VitrA ve Türk Serbest Mimarlar Derneği’nin (TSMD) işbirliğiyle gerçekleştirilen VitrA Çağdaş Mimarlık Dizisi, farklı yapı türlerini eksen alarak Türkiye çağdaş mimarlık ortamını belgelemeye, tartışmaya ve yeni çalışmalar için zemin oluşturmayı hedeflemişti. VitrA Çağdaş Mimarlık Dizisi kapsamında 2012-2016 yılları arasında beş sergi düzenlendi. Sergilere ek olarak düzenlenen kamusal programlar ve film gösterimleri, ele alınan konuların yansımalarını görünür kıldı ve açılımlarına odaklandı.
Dizinin ilk halkası olan Mutluluk Fabrikaları sergisi, başta alışveriş merkezleri ve ofis binaları olmak üzere, her gün milyonlarca insanın saatlerini geçirdiği ticari yapılardaki gündelik hayatı ve son 10 yıldaki dönüşümü ele alındı. On dört mimari ekibin araştırma ve yorumları, sergi kapsamında mekana yerleştirilen ahşap mobil kutuların içinde sergilendi.
Sergi metninden:
“Yaşadığımız çağ arzularımızın programlanıp yönlendirilebildiği, memnuniyet derecemizin nabzının tutulduğu, niyetlerimizin rakamlara vurulduğu, iç dünyalarımızın istatistiklere dönüştürülerek ölçülebilir olduğuna ikna olduğumuz bir çağ. Mutluluğu ölçebileceğimizi kabul ettiğimiz andan itibaren, mutluluğu yönetebileceğimiz fikrinin akla düşmemesi uzak bir ihtimal olurdu... Mutluluğun bu derece mal sahibi olmaya endekslendiği bir ortamda, artık alınıp satılabilir bir şeye dönüşmesi kaçınılmaz bir sonuç olabilir. Geriye, mutluluğun el değiştirdiği, planlandığı, yönlendirilip yönetildiği, üretilip dağıtıldığı mutluluk fabrikalarını ofisleri, sergileme yapılarını, alışveriş merkezlerini inşa etmek kalıyor.”
“Yürüyen merdivenler ve asansörler olmasaydı, ticari yapılar bugünkü görünümlerini alabilirler miydi?”
“Alışveriş merkezleri, kapalı ofisler ve plazalar çoğaldıkça, kendimizi rahatça ifade edebildiğimiz ve farklı olanlarla karşılaşabildiğimiz kamusal alanlar daralıyor mu? Yoksa bu yapılar, kendilerine has bir şekilde yeni kamusal alanlar mı yaratıyor?”
“Geçtiğimiz yüzyılın başında üretim fabrikalarında seferber olmuş ‘vatandaşlar’, sonrasında yerlerini alışveriş merkezlerinin başını çektiği tüketim fabrikalarında bolca vakit geçiren ‘kitlelere’ bıraktı.”
“Teknoloji, daha kolay ve daha çok tüketebilmemiz için çalışıyor. Market kuyrukları barkod okuyucu sesleriyle, bozuk para arayışlarımız ise banka kartlarıyla son buldu. Sırada ne var?”
Sergi, önce İstanbul Galeri Işık’ta, ardından Ankara TSMD Mimarlık Merkezi’nde izleyici ile buluştu.
| Küratör | Saitali Köknar |
| Koordinatör | Pelin Derviş |
| Grafik tasarım | Didem Ateş Mendi (anonim.istanbul) |